Examples of using Oyuncak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çünkü Sentetik değilim, oyuncak.
küçük kızlardan oyuncak fil çalmam.
Yaşındayken şu oyuncak bebeklerden almıştı.
Onlara oyuncak almak için para biriktirmek istiyor.
Bir adamı oyuncak gibi kullanıyorum diğerininse ameliyat planlayıcısına rüşvet vermesine sebep olmuşum.
Düzenli olarak. Oyuncak fırını da öyle buldum.
Jamie, unutma… deliğine giriyorsun ve oyuncak ayını alıyorsun.
Çünkü Sentetik değilim, oyuncak.
Caddedeki küçük kızın oyuncak hayvanını bulduk.
Bu oyuncak muhabbeti hakkında ne düşünüyorsun?
Oyuncak gibi!
Benim için oyuncak sayılır. Kainatın en güçlü orduları.
Şuna bak. Karenın oyuncak fırını.
Ama benim yatağımda oyuncak ayım yok.
Çünkü Sentetik degilim, oyuncak.
Oyuncak ev!
Sandy. Oyuncak değil ateş.
Bunlara oyuncak gibi bakmıyorum.
Annem, uyuşturucu yapmak için oyuncak fırınımı kullanırdı.
Adamım, oyuncak bebekler|buna bayılacak.