Examples of using Panik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çok fazla panik olmayın.
Panik yaparsanız, sorunuz olursa, bizi arayın. Affedersiniz.
Kadın çok gürültü parıltı çıkardığı için, mamut panik yapıyor.
Bu adama bu kadar bağlı hissetmenden panik oldum.
Panik yaparsanız, sorunuz olursa, bizi arayın.
Kapıdan ilk çıkan sen olursan buna panik denmez.
Kurt sürüde panik yaratıyor, genç
Kapıdan ilk çıkan sensen, buna panik denmez.
Yani herkes panik yapar. Herkes.
Hadi. Hoca, ben panik olmuyorum.
Yönetim sanki kriz varmış gibi davranır… ve insanlar panik yaparak masrafları keser.
Gerçek ya da değil, şehirde herkes panik hâlinde.
her baba panik olur.
Gerçek ya da değil, şehirde herkes panik hâlinde.
Yani herkes panik.
Kızların çoğunu okuldan aldılar zaten. Kutsanmış ebeveynler panik içinde.
Hayır. Kuzu bıçağı görürse… panik yapar.
Savunmaları zayıf ve kolayca panik yapıyor.
Hayır. Kuzu bıçağı görürse… panik yapar.
Hayır. Kuzu bıçağı görürse… panik yapar.