PARALAR in English translation

money
parayı
para
coins
sikke
para
parayı
bozukluk
tura
jeton
madalyonu
cash
nakit
peşin
parayı
para
nakdi
bucks
buckın
bir papel
geyik
para
bir dolar
dolar
bills
fatura
banknot
hesap
tasarıyı
dollars
kuruş
dolarlık
bir dolar
para
parayı
banknotu
currency
döviz
para
parası
birimi
monies
parayı
para
moneys
parayı
para

Examples of using Paralar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sigorta, sakladığın paralar.
Insurance, hidden cash.
Emin misin? Büyük paralar.
Big bucks! You sure?
Daha büyük paralar kazanacağız Chappie.
And then we gonna get even bigger monies, Chappie.
Altın paralar sadece Ming Kraliyet Sarayında kullanılır.
Gold coins used only in the Ming Royal Palace.
Değiştirilen paralar bile dışarıdan takip edilemez hesaplar üzerinden yapılmış.
Even the moneys that were exchanged were done through untraceable accounts offshore.
Senetler ve yabancı paralar satın aldım.
I bought securities and foreign currency.
Fotoğraf makineleri, gümüş paralar. İsviçre saatleri, pahalı ithal.
Swiss watches, expensive foreign cameras, silver dollars.
Paralar sahte değildi.
Those bills were not fake.
Hiç bulamadığımız paralar vardı.
There was cash that we never found.
Emin misin? Büyük paralar.
You sure? Big bucks!
Deve tüyü dosyalar gelen paralar, mavi dosyalar giden paralar.
Buff files monies in, blue files monies out.
Ortada başka paralar… ve başka suçlar var.
There are other moneys… and other crimes involved.
Paralar, ölü insanların gözleri.
Coins from dead men's eyes.
Boyalı desteler, işaretli paralar, video kameralar.
Dye packs, marked bills, video cameras.
gümüş paralar.
silver dollars.
Hep aynı şekilde öderdi. Basit bir zarfın içinde paralar.
He always paid the same way, cash in a plain envelope.
Emin misin? Büyük paralar.
All right, now, you sure? Big bucks.
Ve başka suçlar var. Ortada başka paralar.
There are other monies, And there are other crimes involved.
Ortada başka paralar… ve başka suçlar var.
And other crimes involved. There are other moneys.
Yeğeninin midesinde değerli paralar olan masum bir berber.
An innocent barber who has priceless coins in his nephew's gut.
Results: 935, Time: 0.0324

Paralar in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English