MONEYS in Turkish translation

parayı
money
cash
paid
coin
monetary
dough
para
money
paralar
money
cash
paid
coin
monetary
dough
parası
money
cash
paid
coin
monetary
dough
paraları
money
cash
paid
coin
monetary
dough

Examples of using Moneys in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Moneys the only thing in your mind?
Aklındaki tek şey para mı?
We did real good moneys today.
Bugün gerçekten iyi para kazandık.
He gave Colum the moneys collected for the Jacobites.
Jakobitler için toplanan parayı Columa vermiş
Buy a house for them moneys no object, It must be big and sumptuous.
Onlar için bir ev satın al. Para önemli değil. Büyük ve… çok görkemli olsun.
And then I pay back all the moneys. I am sinner, but I promise to work so hard.
Günahkârım ama çok çalışıp paraları geri ödeyeceğime söz veriyorum.
I am sinner, but I promise to work so hard, and then I pay back all the moneys.
Günahkârım ama çok çalışıp paraları geri ödeyeceğime söz veriyorum.
He took millions from the city in renovation moneys, but instead of fixing the buildings, he's kicking the tenants out?
Şehirdeki bakım ve onarım işlerinden milyonlar kazandı. Binaları tamir etmek yerine tüm kiracıları kovdu?
All moneys and valuables which may come into our possession… shall be lumped together into a common fund… and from this fund shall first be taken the money… to fit, rig,
Tüm paralar ve değerli mallar ortak bir fonda toplanılacak ve bu fondan paralar öncelikli olarak geminin donanımı,
not no more** city wok brought him down to a size four** now he's got lots of moneys and girls.
artık değil¶¶ Şehir restoranı onu 4 beden küçülttü.¶-¶ Şimdi bir sürü parası ve kız arkadaşı var.¶.
And from this fund shall first be taken the money… shall be lumped together into a common fund… to fit, rig, and provision the ship. All moneys and valuables which may come into our possession.
Tüm paralar ve değerli mallar… ortak bir fonda toplanılacak… ve bu fondan paralar öncelikli olarak… geminin donanımı, ihtiyaçları ve yiyecek-içecek için kullanılacak.
I'm working on an initiative now, along with the World Bank, on asset recovery, trying to do what we can to get the monies that have been taken abroad-- developing countries' moneys-- to get that sent back.
Şu anda Dünya Bankasıyla birlikte, varlıkların geri kazanılmasıyla ilgili bir girişimde çalışıyorum, yurt dışına kaçırılan paraların gelişmekte olan ülkelerin paralarının geri alınabilmesini sağlamak için neler yapılabileceği üzerinde çalışıyoruz.
JUST HOW MUCH MONEY COULD HE BE LEAVING YOU MRS. LANDAU?
Size ne kadar para… bırakacak, Bayan Landau?
It's stolen money, I'm a hood,
Çalınmış paraydı, ben serserinin tekiyim,
It was blood money, and I needed to see it burn.
Bu kanlı paraydı ve onun yandığını görmem gerekiyordu.
I MEAN THE FACT THAT HE DIDN'T MENTION GIVING US ANY OF THAT MONEY.
Bize para vermekten hiç bahsetmemiş olmasını diyorum.
CHERYL, IF SHE WANTS TO SPEND MONEY ON THE GIFTS.
Cheryl, hediyeye para harcamak istiyorsa.
We got powder burns on the shirt, point-blank, neighbors saying he got money problems.
Yakın mesafe, parasal sorunları varmış. Barut parçaları gömleğini yakmış.
I'm giving you the opportunity to hang with the money people.
Size paralı insanlarla takılmak için fırsat veriyorum.
Creative approaches to moving money. Sir, I have a special expertise in finding.
Parasal hareketlerde yaratıcı yaklaşımlar bulma konusunda… özel bir uzmanlığa sahibim.
It's stolen money, I'm a bad guy,
Çalınmış paraydı, ben serserinin tekiyim,
Results: 41, Time: 0.0572

Top dictionary queries

English - Turkish