Examples of using Patronu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kendimi Kumitesin en ateşli patronu olarak düşünmeyi severim.
GlobeComu yöneten adam, milyarder medya patronu Teddy K.
Cenazedekilerin arasında McGinnisesin patronu… Derek Powers da vardı.
Çünkü o yalnızca harika bir gece kulübü patronu değil.
Moto kendini Bostonun sanat patronu haline getirmiş.
Önemli bir meyve suyu patronu olmuştun hani?
Şüphelimiz insanlara Şeytan olduğunu söylemeyi seven bir kulüp patronu.
Yani onu işe almak istediniz ama zaten bir patronu vardı.
Senin hep Fox Mulderın patronu olduğunu düşünmüştüm.
Bir otel patronu.
Bu kim? Zanlının patronu.
kontrol ettik… amcası, patronu.
Dimitri, dünyadaki en büyük nakliyat patronu!
Kim bu? Şüphelimizin patronu.
Ne bekliyorsunuz? Patronu çağır.
İşte onlar onun ilham kaynağı ve…~… patronu olurdu.
Bu kim? Zanlının patronu.
Doğru. Kendi işimin patronu olabileceğimi düşünüyorum?
Kim bu? Şüphelimizin patronu.
Tamam, sorun yok. Patronu tanıyorum.
