Examples of using Pelte in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cho ve Van Pelte haber ver.
Ajan Rigsby ve Van Pelte gelince.
Rigsbyye ve Van Pelte teşekkür etmek istiyorum.
Birincisi, Cho ve Van Pelte silahlı saldırı.
Pelte annemi öldürdü.
Sağlıklı bir bebek istiyorum, pelte değil.
Ve bu kutular pelte şekeriyle dolu.
Aslında ceset pelte.
Sonra da ben'' Van Pelte orkide aldığım için…''''… bir aptal olduğumu düşündüğünü'' diyeceğim.
Aslında pelte bebek ve fetüs arasında gri bir bölge olmaması konusunu.
Birincisi, Cho ve Van Pelte silahlı saldırı. İkincisi, yangın hızlandırıcı madde dolu bir ahır.
Van Pelte gidip mücevher kutusuna bakmasını söylediğimde bunu duydun
damperli kamyon, pelte göbek, tıknaz koca götlü, tosun.
Linus Van Pelte, kroket setimin
Linus Van Pelte, kroket setimin
Buraya, içi pelte dolu bir kafatası ile gelirsiniz… Ve bir hukukçu gibi düşünerek ayrılırsınız.
Van Pelti kastediyordum aslında.
Rigsbyyle Van Pelti alıp dışarıyı tutun ayrıca destek çağırın.
Rigsbye Van Peltin kaç numara ayakkabı giydiğini sorar mısın?
Van Peltle plastik kutunun içinde ne olduğuna dair iddiaya girdik.