Examples of using Pense in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Pense kayganlaştı mı?
Bana pense verebilir misiniz?
Bir çift pense ve paslı bir çivi benim için yeterli olacak.
Onun parmakları pense ayırmak zorunda kaldı.
Pense ihtiyacım var.
Bana pense uzatır mısın?
Pense değil, penis.
Evet, düz kesim pense veya İngiliz anahtarı olur mu?
Bu pense ne için?
Ya da pense gibi bir şey. Makasa benziyor.
Bir çift pense ve bir ısı kaynağı gerek.
Evet, gerçekten pense.
Tel ve pense lütfen.
Pekala, araç kutusundan pense ver.
Kırmızı kavrayan pense.
Tamam… Bir bıçak veya pense falan lazım bana.
Tamam… Bir bıçak veya pense falan lazım bana.
Bay Marcel, lütfen pense getirin ya da tekerleği kaybetmeden önce şu göbeği sıkmaya yarayacak başka bir şey.
Yedi dolar altı pense 24 adet kaz Alpha Otelinden Bay Windigatee satılmış.
Biliyor musun, çocukken doğal gelirdi yetişkin bir adamın gece uyumayıp katgütle çelik telle, pense ve makasla küçük mancınıklar yapması.