Examples of using Polisin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Polisin ta kendisiyim.
Polisin bile dikkatini çekmeye başlamıştı.
Nasıl olurda polisin bundan haberi olmadı?
Çılgın orman sakini polisin silahını alıp kaçtı.
Polisin henüz bir ipucu bile yok!
Nerede olduklarına dair polisin hiç bir fikri yok.
Polisin yanik cesedinin yaninda uyuşturucu bulundu.
Bu vahşi bir saldırıydı, ve polisin yardımlarınıza.
Acaba polisin bizi durdurup şöyle diyeceği bir gelecek mi yaratıyoruz?
Polisin çabuk gelişi bizi şaşırttı.
Polisin önünde de?
Polisin biri beni omurgamdan vurdu.
Ben polisin görüşünü almak isterim.
Polisin göz yaşartıcı gaz kullanmasıyla, 15 Şubatta Pariste daha fazla çatışma meydana geldi.
Polisin açıklamasına göre, Martins in elinde rehine var.
Bu polisin sorunu, senin değil.
Dışarıdaki polisin sizi korumak için mi burada beklediğini sanıyorsunuz?
Polisin işi var, Dusty.
Peter Lyman o seri kâtil polisin Tarot Kartı Kâtili olarak bildiği.
Polisin tekini vurmanın işlerimize pek faydası olmaz.