Examples of using Poliste in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ne annem-babam yada Molly yada Stan… Hava Kuvvetleride poliste.
Seni Poliste bıraktığım için bana kızgın değil misin? Orada olmalısın.
Eğer yakalanırsan bunu yapmanın, çoğu poliste işe yarayacağını duydum.
Çekim izni çıkaran adam.- Poliste bize.
Oradaki 5 arabanın içindeki 13 poliste tükenmiş durumda.
Geigerın CIAde, FBIda ya da poliste kaydı yok.
Arama emri çikarsa, her poliste resmin olur.
Burada başka poliste yokmuş.
Hiç önemli değil.- Poliste olabilir.
Noni girmemize izin vermiyor, buradaki poliste kendini koruma sanıyor.
Politikacılar ve yerel poliste adamları var.
Beni şeyle karıştırdınız… Seni Poliste görmüştüm.
Hiç önemli değil.- Poliste olabilir.
Hemen soluğu poliste alırdın.
Ama poliste Dinsdalein kafanı yere çivileyişinin filmi var.
Fakat vücut poliste kan bulundu.
Doktor, poliste ölçümler yeni yapıldı.
Maalesef hiç kimsenin poliste sabıka kaydı yok.
Poliste bana destek olan.
Cesedin poliste kalması gerek.