PROGRAMINDAKI in English translation

program
programla
show
gösteri
şov
göstermek
program
diziyi
dizi
ortaya
programming
program
programlamak
scheduled
program
takvim
çizelge
plan
ayarla
tarifesi
zamanlama
saatlerini

Examples of using Programındaki in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yemek İçin Yağ Programındaki zafiyet; Birleşmiş Milletlerin bundan sonra… yaptırımları uygulama ve insani yardım programlarını yönetmede… başarılı olabilecek mi sorusunuda beraberinde getiriyor.
Ability to enforce sanctions and administer a humanitarian aid program in the future. serious questions about the United Nations Weaknesses in the Oil For Food program raises.
Adını asla hatırlayamadığım o cinsiyetçi TV programındaki çocuktan bile çok hanım O dans gecesine smokinle gidersen sana yaklaşır.
If you show up at that dance wearing a tux, I can never remember the name. you're gonna be approached by more ladies than that guy on that sexist TV show..
Bunun, o özel klonun programındaki bir hata mı… yoksa münferit bir olay mı olup olmadığını belirlemeliyiz.
It is pertinent we ascertain if this is an isolated event, a failure in this particular clone's programming.
Yemek İçin Yağ Programındaki zafiyet; Birleşmiş Milletlerin bundan sonra… yaptırımları uygulama ve insani yardım programlarını
The weaknesses is in the"Oil for Food" program raises serious questions about the United Nations' ability to enforce sanctions
Ona programındaki gelecek durakta durmamasını… ve yolunu değiştirmesini söyle, anladın mı?
I want you to tell him not to make his next scheduled stop and to reroute?
Adını asla hatırlayamadığım o cinsiyetçi TV programındaki çocuktan bile çok hanım O dans gecesine smokinle gidersen sana yaklaşır.
I can never remember the name. you're gonna be approached by more ladies than that guy on that sexist TV show, If you show up at that dance wearing a tux.
Bunun, o özel klonun programındaki bir hata mı… yoksa münferit bir olay mı olup olmadığını belirlemeliyiz.
If this is an isolated event, A failure in this particular clone's programming.
Yemek İçin Yağ Programındaki zafiyet; Birleşmiş Milletlerin bundan sonra… yaptırımları uygulama ve insani yardım programlarını
Serious questions about the United Nations a humanitarian aid program in the future. ability to enforce sanctions
Adını asla hatırlayamadığım o cinsiyetçi TV programındaki çocuktan bile çok hanım O dans gecesine smokinle gidersen sana yaklaşır.
You're gonna be approached by more ladies than that guy on that sexist TV show, I can never remember the name. If you show up at that dance wearing a tux.
Prince gerçekten bir Hava Kuvvetleri albayını tarafımıza çektiyse Reaganın füze savunma programındaki, şimdiye kadarki en yüksek mevkideki kaynağa sahip olduk demektir.
If Prince really did recruit an Air-Force colonel, it would be our highest-level source ever in Reagan's missile-defense program.
İkimiz de kız arkadaşlarımı saklayarak büyüyeceğimi… ve en sevdiğim TV programındaki yardımcı bir karakter… tarafından temsil edilmeyi arzulayacağımı biliyoruz.
To be represented by an ancillary character the cool girl in high school, just like you were probably We both know I'm gonna grow up on my favorite TV show hiding my girlfriends and aspiring.
İkimiz de kız arkadaşlarımı saklayarak büyüyeceğimi… ve en sevdiğim TV programındaki yardımcı bir karakter… tarafından temsil edilmeyi arzulayacağımı biliyoruz.
We both know I'm gonna grow up hiding my girlfriends and aspiring the cool girl in high school, just like you were probably to be represented by an ancillary character on my favorite TV show.
İkimiz de kız arkadaşlarımı saklayarak büyüyeceğimi… ve en sevdiğim TV programındaki yardımcı bir karakter… tarafından temsil edilmeyi arzulayacağımı biliyoruz.
Hiding my girlfriends and aspiring on my favorite TV show to be represented by an ancillary character just like you were probably the cool girl in high school, We both know I'm gonna grow up.
en sevdiğim TV programındaki yardımcı bir karakter… tarafından temsil edilmeyi arzulayacağımı biliyoruz.
aspiring the cool girl in high school, on my favorite TV show to be represented by an ancillary character.
Ağustos 2007de Apple, NBCnin 2007-08 televizyon programındaki programların iTunesda kullanılamayacağını açıkladı.
On August 31, 2007, Apple announced that programs on NBC's 2007-08 television schedule would not be available on iTunes.
Ve benim Dünya Tahliye programındaki muazzam yerim beni senin gözünde yeterince önemli kılmadı mı?
And you don't think my lofty position in the Earth Evacuation Programme made me… important enough?
Sonra da, eee, onlara yeni bir ev inşa edeceğimizi ve tıpkı tvdeki-'' Olağanüstü Yenileme'' programındaki gibi bir hayata kavuşturacağımızı söyle.
And then, uh, we're gonna build them a new house and a new life just like on Extreme Makeover on TV.
Yıl önce öğretmenliğe başlamasından bu yana Profesör Oswaldın programındaki tüm suçları işaretledik.
We cross-checked all of the crimes on Professor Oswald's syllabi/ since he started teaching 10 years ago.
Erkekler yol yarışı, 1896 Yaz Olimpiyatlarında bisiklet programındaki tek yol bisikleti kategorisiydi.
The men's road race was the only road cycling event on the Cycling at the 1896 Summer Olympics programme.
Erkekler sprint, 1900 Yaz Olimpiyatlarında bisiklet programındaki iki kategoriden biriydi.
The men's sprint was one of the two cycling events, both track cycling, on the Cycling at the 1900 Summer Olympics programme.
Results: 93, Time: 0.029

Programındaki in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English