REKLAM in English translation

ad
reklam
ilan
commercial
ticaret
ticarî
reklam
publicity
şöhret
reklam
tanıtım
halk
advertisement
reklam
ilanı
marketing
satış
pazarlama
reklam
piyasaya
PR
halkla ilişkiler
pré
promotional
promosyon
tanıtım
reklam
to advertise
reklam
tanıtmaya
ilan vermeye
pop-ups
çadır
ani
maket
geçici
açılıp saçılan
açılır
reklamı
bir pop-up
birden çıkan

Examples of using Reklam in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Alışveriş bağlantıları veya reklam ekleyeceğiz. Buraya, doğrudan satışlarımıza bağlanabilecek.
We will add shopping links or advertisements there so it can directly connect to our sales.
Mesajlaşma hizmeti yarışmasının birincisiyle birlikte Evet. reklam çekiminde yer alacaksınız.
You will shoot advertisements with the winner of the contest for the messenger service. Yes.
Bilgisayarımda, Onu googled. ve şimdi anladım bir sürü tuhaf reklam.
She googled it on my computer, and now I get a lot of weird ads.
Bilgisayarımda, Onu googled. ve şimdi anladım bir sürü tuhaf reklam.
And now I get a lot of weird ads. She googled it on my computer.
Bunun karşılığında gazeteye iki reklam vermek zorundayız.
We promised to buy two advertisements at this newspaper in exchange of this.
gazeteye haber ya da reklam getirmiyorsun.
you don't bring any stories or advertisements to the newspaper.
Bu butik giyim mağazası için sürekli reklam yayınladı. Aynı alışveriş ağının.
They also said that same shopping network ran ads for this boutique clothing store constantly.
Bu butik giyim mağazası için sürekli reklam yayınladı. Aynı alışveriş ağının.
Ran ads for this boutique clothing store constantly. They also said that same shopping network.
Onlara reklam ve düşük bütçeli bir şeyler yaptığımı söyledim.
I told them I was doing commercials and low-budget nothing, blah, blah.
Onlara reklam ve düşük bütçeli bir şeyler yaptığımı söyledim.
I told them I had, was doing commercials and low-budget nothing, and.
İnsanların rüyalarına reklam yayını yaptıklarını mı söylüyorsun?
You're telling me they broadcast commercials into people's dreams?
Hadi, Adrian. Artık reklam işi yapacağım.
Come on, Adrian. i"m gonna be doin" commercials now.
Hadi, Adrian. Artık reklam işi yapacağım.
I"m gonna be doin" commercials now.-- Come on, Adrian.
Öğüdüne uydum. Reklam banyosu yapıyorum.
I'm being bathed in commercials.-I'm following your advice.
Öğüdüne uydum. Reklam banyosu yapıyorum.
I'm following your advice. I'm being bathed in commercials.
Bakın BMWnin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.
Here was BMW's brilliant insight, which they embodied into an ad campaign.
Suçunun reklam olduğunu görünce.
Seeing that he's advertising his crime.
Otobüsle gitmem için bu yaptığın reklam değilse ben de ne olayım.
If this isn't an advertisement for taking the bus, I don't know what is.
Bak Miller, 1 santimi 10 dolardan… reklam satıyoruz.
Look, Miller, we sell advertising… at $25 an inch.
Üstünde reklam var.
There's an advert on there.
Results: 2607, Time: 0.047

Top dictionary queries

Turkish - English