ADS in Turkish translation

[ædz]
[ædz]
reklamları
advertising
ad
commercial
publicity
ilanları
announce
declared
ad
reklam
advertising
ad
commercial
publicity
reklamlar
advertising
ad
commercial
publicity
reklamlarını
advertising
ad
commercial
publicity
ilan
announce
declared
ad
ilanlarını
announce
declared
ad
ilanlara
announce
declared
ad

Examples of using Ads in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
but these feel like ads for cities. Bethlehem Steel.
ama bu reklamlar şehirler için yapılmış gibi.
But who actually answered these ads?
Ama bu ilanlara gerçekten kim cevap verir ki?
Who's using the old paper to print ads for hookers?
Fahişelerin ilanlarını basmak için eski kağıtları kim kullanır ki?
Each of the Aberdeen victims answered personal ads in the local papers.
Aberdeendeki kurbanların her biri yerel gazetede kişisel ilan vermişler.
It looks like I'm sitting here reading ads about puppies.
Burada oturup, köpek yavruları reklamlarını okuyormuş gibi yapıyorum.
But who actually answered these ads?
Ama bu ilanlara gerçekte kim cevap veriyordu?
I keep seeing your campaign ads everywhere.
Her yerde sürekli seçim ilanlarını görüyorum.
After that, I asked Drew from SpotCo to sit with us to talk radio ads.
Sonra da Spotcodaki Drewdan radyo reklamlarını konuşmak için toplantı isteriz.
At 16, you put ads in the paper.
Yaşında gazeteye ilan koyuyorsunuz.
Did you know that he takes ads out in newspapers, looking for you?
Sizi bulmak için gazetelerdeki ilanlara baktığını… biliyor muydunuz?
Have you seen the TV ads for"Little Paris in the East"?
Televizyondaki'' Doğunun Küçük Parisi'' reklamlarını gördünüz mü?
Sticking out of your backpack? Do you want to explain why I found circled want ads.
Sırt çantandan dışarı fırlayan iş ilanlarını açıklamak ister misin?
He says he feels somewhat ashamed as he searches through ads on the agency's window.
Juriç, dairenin camındaki ilanlara bakarken biraz utandığını söylüyor.
People wait all year for those Super Bowl ads, baby.
İnsanlar bir yıl o Super Bowl reklamlarını bekliyor, bebeğim.
Reminds me of those WPA ads before the war.
Savaş öncesi WPA ilanlarını hatırlatıyor.
Jules, only psychos answer ads on Craigslist.
Jules, sadece sapıklar internetteki ilanlara cevap verirler.
Have you seen the ads for the Titanium Power men's deodorant?
Titanium Power erkek deodorantı reklamlarını gördün mü?
I don't think he will be answering newspaper ads for a while.
Bir süreliğine gazetelerdeki ilanlara başvuracağını sanmıyorum.
And to this day say that all computer companies make their ads on a Mac.
Ve hala şunu söylebilirim ki dünyadaki bütün bilgisayar şirketleri reklamlarını Mac kullanarak yapıyor.
And ads!
Ve reklâmlar!
Results: 525, Time: 0.0466

Top dictionary queries

English - Turkish