RISKLE in English translation

risk
tehlike
göze
risks
tehlike
göze

Examples of using Riskle in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Programming category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
Kıbrıslı GG Dedalos Technologies ile İsrail Sayısal Akışkanlar Dinamiği Merkezi tarafından yürütülen proje, minimum riskle uzak noktalardan kullanılabilen ve yerden kontrol edilebilen, küçük ve ekonomik bir insansız uçak üretmeyi amaçlıyor.
The project, developed by Cyprus's GG Dedalos Technologies and the Israel Computational Fluid Dynamics Centre, aims to build a small affordable unmanned plane that can be used in remote locations at minimum risk and can be guided from the ground.
tıpkı icatla öykünmek gibi, riskle sorumluluk gibi peripeteia ile anagnorisis gibi,
just like innovation and imitation, like risk and responsibility, like peripetia
apache kullanıcısı) çok az riskle çalışır hale getirildiğinde, PHP kullanıcı klasörlerine yazamaz hale gelir.
has very little risk attached to it, it is discovered that PHP is now prevented from writing any files to user directories.
Risk alamayız. Bana gerçek gözüktü.
It felt real.- We can't take that chance.
Haklı. Bu riski almana izin vermem.
Right. We ain't gonna let you take that chance.
Haklı. Bu riski almana izin vermem.
We ain't gonna let you take that chance. Right.
Bu riski alamam.- Blöf yapiyor.
I can't take that chance.- He's bluffing.
Bu riski alamam.- Blöf yapıyor.
I can't take that chance.- He's bluffing.
Bu riski göze almaya hazır mısınız Bay Lindsay?
Are you willing to take that chance, Mr. Lindsay?
Riskten nasıl kaçınırız, ve neden bu kadar riskli?.
How do you avoid risk, and what makes it so risky?
Riskten nasıl kaçınabilirsiniz ve bir şeyi çok riskli yapan nedir?
How do you av old risk, and what mak es it so risky?
Riskten nasıl kaçınabilirsiniz ve bir şeyi çok riskli yapan nedir?
How do you avoid risk, and what makes it so risky?
Yeni bir arkadaş beni risk almaya ikna edene kadar.
Until a new friend convinced me I gotta take a chance. I didn't.
Yeni bir arkadaş beni risk almaya ikna edene kadar.
I didn't. Until a new friend convinced me I gotta take a chance.
Felç riski var veya daha kötüsü… masada kalabilirsin.
There's a chance of paralysis or worse… you may not make it off the table.
Leoyu riskten korumak için onun ölmesine nasıl izin verebilirim?
How could I let her die, just to spare the risk to Leo?
Yani,'' Her şey, bir risk aldığında daha da tatlıdır.
So,"Everything is more sweeter by take a chance.
Çünkü bu kadın aldığı her riskten zevk duyuyor.
Because this woman derives pleasure every time she takes a risk.
Biri The Glass Menageriede Laurette Taylorla risk aldı.
Someone took a chance with Laurette Taylor in The Glass Menagerie.
Merak etme, Westone, yanlış adam tutuklayarak risk almam.
I'm not gonna take a chance on a false arrest.
Results: 46, Time: 0.0216

Top dictionary queries

Turkish - English