SALLANAN in English translation

rocking
kaya
taş
rockn
taşı
salla
swinging
salıncak
salla
sallan
savur
vuruş
uğra
yumruk
salınım
savrulacaksın
hanging
asar
sıkı
biraz
bir
bekle
asın
dur
asılı
dayan
asmama
dangling
sallanan
sallandıracaklar
salla
sarkıyorsa
sarkıtıyorsun
swaying
sallan
salınırken
salla
etkiliyor
etkisi
swayi
ikna
dangly
sallanan
dangalakça
waving
dalga
el sallamak
sallamak
el sallarız
shaking
sıkışın
sıkmak
milkshake
sıkışalım
el sıkışalım
salla
titriyor
sallandığını
çalkala
sars
wobbly
titrek
sallanıyor
titriyor
oynak
başım dönüyor
sendeliyorum
wagging
salla
jiggle
bobble

Examples of using Sallanan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Evet eminim. Ve ağaçta sallanan bir iskelet?
Yes, I'm sure And a skeleton hanging from a tree?
Aslında gitmeden önce şu sallanan sandalyeyi tamir edebilirim diye düşündüm.
Actually I thought I would fix that wobbly chair before I left.
Bazı sivri gözler, sallanan diller? Nefret?
Hate? A few squinting eyes, wagging tongues?
Sallanan küpelerin vardı.
And you had dangling earrings.
Sallanan zil.
Dangly bells.
Ve şu garip sallanan şeyi yap ve mutlu görün. Dansa git.
And do that weird swaying thing and look happy. Go to the dance.
Şimdi, rüzgârda sallanan dallara bak.
Now, look at the branches shaking in the wind.
Rüzgar olmamasına rağmen sallanan Amerikan bayrağı.
The American flag waving in spite of the lack of wind.
Evet eminim. Ve ağaçta sallanan bir iskelet?
And a skeleton hanging from a tree? Yes, I'm sure?
Biz gerçek kötülük Sallanan Popo Takımıyız!
We're the truly evil Jiggle Butt Gang!
Bu arada dükkandaki sallanan rafı tamir ettim.
By the way, i fixed the wobbly shelf in your shop.
Bazı sivri gözler, sallanan diller? Nefret?
A few squinting eyes, wagging tongues? Hate?
Sallanan zil mi?
Dangly bells? Hmm?
Pamirs önünde sallanan şey ne?
Pamirs, what's that thing dangling in front of you?
Ve şu garip sallanan şeyi yap ve mutlu görün. Dansa git.
Go to the dance and do that weird swaying thing and look happy.
Emily!- Yanda sallanan tek boynuzlu atını gördük!
Emily!!!- We saw your unicorn hanging over the side!
Ağaçların köklerini aşağıdan bir şey çekiyor olmalı. Sallanan ağaçlar mı?
Something must have been pulling on the trees' roots from below. Shaking trees?
Dalında mutlu bir şekilde sallanan minik bir yaprak olurdum.
I would be a tiny leaf waving on its branches happily.
Sallanan Popo Takımının gerçek kişiliği nedir?
What are the true selves of the Jiggle Butt Gang?
Sallanan kafa için sağ ol.
Thank you for my bobble head.
Results: 406, Time: 0.0585

Top dictionary queries

Turkish - English