Examples of using Samar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Doktor Neehoff, adım Samar Navabi.
Doktor Neehoff, adım Samar Navabi.
İIk… ve son kez Ben Samar.
Bu Samar.
Hedef o. Bu Samar.
Hedef o. Bu Samar.
Şifre ne? Şifre şey… Samar.
Merhum kocanla ilgili konuşmalıyız. Ben Samar.
benim adım Samar.
Alo? Merhaba, Amal, benim adım Samar. Alo?
Ben Samar.
Samar Navabi, İrana iade edilerek… en iyi nükleer bilim insanlarından birini öldürmekten mahkum olacak.
Samar Navabi, İrana iade edilerek… en iyi nükleer bilim insanlarından birini öldürmekten mahkum olacak.
Samar Navabi, İrana iade edilerek… en iyi nükleer bilim insanlarından birini öldürmekten mahkum olacak.
Samar, şimdi başsavcı ile konuştum… iki ailenin de işini bitirmek için elinde yeterli delil varmış. Gidelim.
Yıllar içinde ben ve Samar için… yaptığınız onca şey olmasa… hayatta ya
Yıllar içinde ben ve Samar için… yaptığınız onca şey olmasa… hayatta ya da birlikte olmuş olabileceğimizi sanmıyorum.
Yıllar içinde ben ve Samar için… yaptığınız onca şey olmasa… hayatta ya da birlikte olmuş olabileceğimizi sanmıyorum.
Yıllar içinde ben ve Samar için… yaptığınız onca şey olmasa… hayatta ya