Examples of using Satar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kahve satar gibi!
Sonra onları satar, kimseye doğruyu söylemeyiz.
Birkaç ağaç satar, paravanı tamir ederiz.
Elmasları satar size nakit öderim.
Onları satar, milyoner oluruz.
Ava ona hisselerini satar Tonyde ona seçilme hakkını verir.
Neyim varsa satar, borçlarımı öder
Bifteğin cızırtısı satar, kendisi değil.
Birine satar, parayı bölüşürüz.
O zaman satar deniz kıyısında bir yere taşınırız.
Onu satar ve tekrar deneriz.
Satar mısınız?
Satar mısın? Hadi konuşalım?
Satar mısın? Hadi konuşalım.
Sonra onları satar, kimseye ses etmeyiz.
Birini satar ve birini de büyütürsün?
O zaman satar… deniz kıyısında bir yere taşınırız.
Sonra da satar zengin olursun.
Hayır! Satar mısınız?
Satar mısınız? Hayır!