Examples of using Satmak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bunları satmak zorunda mı kaldın?
Kendi insanlarını satmak için kaç para alıyorsun?
Yani, çocukları satmak ve ticaretini yapmak?
Ben satmak istemiyorum.
Benim geldiğim yerde ot satmak para kazanmanın en hızlı yoludur.
Bana satmak istemediğinize emin misiniz?
Bunları satmak için yapıyorum, sen içesin diye değil.
Bence satmak zorunda kalacak.
Çocuklara satmak yok artık.
Ne satmak istiyorsan sat, ama bu gece burada değil.
Birileri sana biletlerini satmak isterlerse, onu satın alma.
Uyuşturucu satmak oyun değildir!
Swallowu satmak canınızı yaktı mı?
Satmak istediğinizden emin misiniz?
Halı alıp satmak için Budapeşteye gidiyorum.
Örnekleri yeniden paketlemek ve onları satmak. Kazançlı olduğu kadar oldukçada yasa dışı.
Onları satmak suç mu?
O resimleri Bayan Desprése satmak çok aptalca bir hareketti.
Ama belki de satmak zorunda da değilizdir.
Bu evi satmak inan bana kolay olmıyıcak.