Examples of using Sedye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Getir. Adamlar odun kesip sedye yapsın.
Yeni koğuş için 12 sedye taşıyıcısı açığı vardı.
Sedye iki olsun.
Birkaç sedye ve sıhhiyeciyi bul. Sen!
Lütfen. Sedye lazım. Doktor.
Tamamdır. Bir sedye kap Capp.
Acil halat ve sedye lazım.
Sen! Birkaç sedye ve sıhhiyeciyi bul!
Jerry! Üç sedye, arkalık ve boyunluk getir!
Acil müdahale arabası, sedye, doktor. Rahatlamaya çalış.
Tamamdır. Bir sedye kap Capp.
Elimizde 6000 kişiye yetecek sedye, yatak ya da doktor bile yok.
Sedye lazım. Lütfen. Doktor.
Hadi! Pekala, bana bir sedye ver!
Bir sedye getir. Güvenliği ara.
İki sedye.
Sedye lazım, lütfen!
Hey, iki sedye geliyor!
Buraya sedye lazım!- Eddie.
Paris kurtarılırken kendimi ateş altında sedye taşırken buldum.