Examples of using Seli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yaralı seli ile.
Seli durdurmak istiyor musun?
Güneşli gün seli'' dediğimiz bir şey var.
Onlar göçmen seli için bir son talep ettiler.
Seli durdurmak için onu dağla sıkıştırmalıyız!
General Disarray, seli yaratmaya başla!
Seli filme çekmenin, zor olabileceğini düşünmüştüm.
Gerçek seli şehri ezdi geçti.
Cesetler seli. Daha
Seli nasıl durdurdun?
Yılında sokaklarda eroin seli vardı.
Uzun süredir zapt edilen bir şehvet seli.
Akşamüstü itibariyle, elçilikteki helikopter seli cidden başladı.
tüm nebulayı ateş seli aldı.
Bazı fırtınalar 35 m/s hızı üzerinde kıyı seli ve rüzgarlarına neden olabilir.
Bir bazalt püskürüğü seli.
Onlar, ağaçlara sığınarak seli atlattılar.
Olaylar çok hızlı gelişti. Ama seli ve maden faciasını izleyen haftalarda.
Geçen sonbahardaki seli bildi.
Dopamin seli beyinde bulunan iyi hissetme ağını çoşku