Examples of using Seslenerek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O gün onlara seslenerek şöyle diyecek:'' O kendilerini bir şey sandığınız ortaklarım nerede?
O gün( Allah) onlara seslenerek:'' Benim ortaklarım( olduklarını) sandığınız şeyler nerede?'' der.
O gün( Allah) onlara seslenerek:'' Benim ortaklarım( olduklarını) sandığınız şeyler nerede?'' der?
O gün( Allah) onlara seslenerek:'' Benim ortaklarım( olduklarını)
O gün onlara seslenerek şöyle diyecek:'' O kendilerini bir şey sandığınız ortaklarım nerede?
Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak:'' kısır bir kocakarı!'' dedi?
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.
Ve her şeyden önemlisi, bütün dünya kadınlarına seslenerek onlara ne giyeceklerini söylemek yerine modadan ne beklediklerini
O gün onlara seslenerek:'' Ortaklarım sandığınız şeyler nerede?'' der.
O gün onlara seslenerek,'' Elçilere nasıl bir cevap verdiniz?'' der?
ama söylediğime dikkat etmedi Ona seslenerek durmasını söyledim.
Sürüdeki telli turnalar, sürekli seslenerek birbirlerine yakın kalıyor.
Firavun kavmine seslenerek dedi ki:'' Ey kavmim!
O gün onlara seslenerek,'' Elçilere nasıl bir cevap verdiniz?'' der?
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.
O gün onlara seslenerek,'' Elçilere nasıl bir cevap verdiniz?'' der?
O gün onlara seslenerek,'' Elçilere nasıl bir cevap verdiniz?'' der?
O gün( Allah) onlara seslenerek:'' Bana ortak olarak öne sürdükleriniz nerede'' der?
O gün( Allah) onlara seslenerek:'' Bana ortak olarak öne sürdükleriniz nerede'' der.
O gün( Allah) onlara seslenerek:'' Gönderilen( elçilere) ne cevab verdiniz?'' der?