SEYIRCILER in English translation

audience
seyirci
izleyiciler
i̇zleyici
bir izleyici
kitlesi
crowd
kalabalık
seyirci
topluluk
insanlar
spectators
seyirci
bir izleyici
izleyici
i̇zleyici
viewers
izleyici
i̇zleyici
seyirci
görüntüleyiciname
görüntüleyici
gösterici
bir izleyici
onlookers
bystanders
seyirci
görgü tanığı
biri
audiences
seyirci
izleyiciler
i̇zleyici
bir izleyici
kitlesi
crowds
kalabalık
seyirci
topluluk
insanlar

Examples of using Seyirciler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Görünüşe göre ruhlar seyirciler gibi para ödeyecek.
Looks like the souls will be paying just like the viewers.
Seyirciler heyecanla bekliyor oyuncular da hazır.
The crowd is ready to go and so are the athletes.
İncil, Roma döneminde Eski Yunanca konuşan seyirciler için yazılmış.
Predominantly for Ancient Greek-speaking audiences to understand. Bible written in Roman times.
Sevgili seyirciler, 20 bağlantımız oldu
Dear viewers, we have had 20 callers
Kevin'' İyi geceler,'' dedi. Seyirciler çıldırdı.
Kevin says,"Good night." The crowd goes crazy.
Böylece sen onu görmüş olursun, dünyanın her yerindeki seyirciler de beni.
And audiences everywhere can see me. That way you can see him.
Sevgili seyirciler. Son haberimizi de izlediniz.
Dear viewers, this is the end the news.
Şey, bilirsin komedi yapmak istedim seyirciler güler.
Well, you know I wanted to do a comedy crowd chuckles.
Zenci bir piyanist kabul et klasik sahnede. seyirciler asla.
A Negro pianist on a classical stage. They insisted that audiences would never accept.
Ayrılman kötü oldu, seyirciler çılgına döndü.
It's too bad you left. The crowd was going crazy.
Evet. Sevgili seyirciler.
Yes Dear viewers.
Yeniden doğuşuma şahit olmak için kesinlikle orada olmak istediler. Seyirciler koşturdu.
Audiences went mad, they absolutely wanted to be there to witness my rebirth.
Selam herkese. Görüyorum ki, seyirciler arasında bir sürü Yahudi var.
I see there's a lot of Jews in the crowd. Hey, y'all.
Sevgili seyirciler.
Dear viewers.
Flamengo taraftarları heyecanlı! Seyirciler delirdi!
The crowd is going crazy, the Flamengo fans are excited!
Seyirciler tutkunuzdan ve ustalığınızdan büyülendiler.
THE AUDIENCE WAS CAPTIVATED BY YOUR PASSION, YOUR VIRTUOSITY.
Seyirciler: Hayır.
AUDIENCE: No.
Seyirciler!- Evet!
AUDIENCE?- All: YEAH!
Seyirciler başladığında.
When the audiences started.
Seyirciler karşısında daha fazla zaman istiyorlardı.
They wanted more time in front of the audience.
Results: 1262, Time: 0.0436

Top dictionary queries

Turkish - English