Examples of using Sis in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Olmak isterdim Sis, niye bozdun ki?
Şu şehrin üzerinde asılı garip görünüşlü kahverengi sis nedir?
Daha fazla insan, otomobil ve daha fazla sis.
Öbür yandan da sis uzun sürerdi.
Sis olsaydı, hala Bostonda olurdu.
Sis, niye bozdun
Aşağı baktığımda bulutları atmosferi, sis tabakasını görebiliyordum.
Hava parçalı bulutlu ve sis seviyesi.
Ummanda yaz musonu sırasında denizden gelen sis dalgaları.
Çok sis var. Hadi gemiye!
Biliyorum. Seni seviyorum sis.
Efendim, sis giderek kötüleşiyor.
Son bir oyun, sis.
Hayır, sis var.
O çocukların bize yardım edeceğini zannetmiyorum, Sis. Büyük anlaşma.
Hey. Nasıl gidiyor? Sis.
Bekleyin! Dışarıda sis bayağı arttı.
Hey. Nasıl gidiyor? Sis.
Mobil bu teknoloji alır var bizim anne ve sis ile bağlantı.
Yumuşak ve şişman olmuş, Görüyorsun ki Sis, biz bir insan olarak.