Examples of using Solucan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Aletle solucan arasındaki farkı bilirim. Bak evlat.
Tegalustan gelen solucan deliği.
Böcek ve solucan ha.
Neden mi? Nedenini söyleyeyim, solucan.
Kıpraş, Bay Solucan!
Sinir yongası, John Crichtonun beynindeki tüm solucan bilgisini saptayacak şekilde tasarlandı.
Böcek ve solucan.
Neden mi? Nedenini söyleyeyim, solucan.
Sonra, 10 yıl önces bir solucan kopyaladım.
Ama iyisi mi kafamın içindeki şu solucan bilgisini çöz.
Evet, senin dünyanda bu büyüklüte solucan yok tabiki.
Gördün mü? Kıza solucan dedim.
Şuraya mı? Seni acemi solucan!
Kaybol, seni solucan.
Altı kara dul örümceği… 12 yağlı iri solucan.
Bir tür solucan.
Cehennemde çürü değersiz solucan!
Yılanbalığı ya da solucan?
Ve solucan haplarına.
Ve solucan ilacı.