Examples of using Solumak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Solumak yok.
Akşam havasını solumak istersin diye düşündüm.
Buğuyu solumak tehlikeli olur.
Aynı havayı solumak istemiyor musun?
Duman solumak istiyordum.
Akşam havasını solumak istersin diye düşündüm. Lordum.
Havayı solumak, kırlarda dolaşmak…
Onları solumak hoş değil.
Su solumak nasıl bir his?
Solumak, tüttürmek. Her neyse.
Bu havayı seninle solumak istiyorum.
Büyük olasılıkla bunu solumak istemezsin.
İğrenç ayak kokunu solumak istemiyorum.
Zehirlidir ve onu solumak istemezsiniz.
Siyah küfü solumak tehlikelidir.
Siyah küfü solumak tehlikelidir.
Büyük olasıIıkla bunu solumak istemezsin.
Tekrar temiz hava solumak çok güzel.
Lordum.- Akşam havasını solumak istersin diye düşündüm.
Lordum.- Akşam havasını solumak istersin diye düşündüm.