SONBAHAR in English translation

autumn
sonbahar
güz
hazan
fall
sonbahar
düşer
düşüş
düşen
güz
düşüyor
bir düşüş
düştüğünü
çekilin
aşık
spring
bahar
kaynak
pınar
yay
yayı

Examples of using Sonbahar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sonbahar gelse de üniversiteye gitse diye sabırsızlanıyorum.
Can't wait till the fall when she's off to college.
Sonbahar geldiğinde hava daha tahmin edilebilir olur.
And in autumn, the weather is more predictable.
Sonbahar parkı.
Sonbahar köpeği.
Puppy in the fall.
İngilteredeyiz, mevsim sonbahar anne örümceklerle yavrularının vedalaşma zamanıdır.
It's autumn in England and time for spiderlings to leave their mothers.
Ayrıca sonbahar evleri, kış evleri, ilkbahar.
They also have an autumn home, winter home, spring.
Sonbahar yeniliklerine bak sen.
Look what's new for fall.
Sezon 2003 yılının sonbahar ayında gösterildi ve aynı yılın son aylarında bitti.
Season 2 premiered in Summer 2003 and finished in Autumn of the same year.
Sonbahar düğünü de güzel olur.
A fall wedding could be nice, too.
Çünkü mevsim sonbahar, kurtlar gelebilir.
Because in autumn, wolves will come.
Sonbahar geliyor.
Autumn's coming.
Bu sonbahar Smithe başlayacak.
She's starting Smith in the fall.
Günler kısaldıkça sonbahar yerini kışa bıraktı.
And the days grew short as autumn turned to winter.
Sonbahar bizim için oldukça zorlu geçti.
We went through a difficult time together in the autumn.
Sonbahar gelmiştir ve bütün ağaçlar yapraklarını parkın üzerine bırakmışlardır.
It is autumn and the leaves on the trees in the parks have all fallen.
Tepe sonbahar renkleri ile parlıyor.
The hill glows with autumnal colors.
Kısa süren sonbahar haftaları çevreyi renk cümbüşüne boğuyor.
The short weeks of autumn dip the whole landscape in a sea of color.
Sonbahar Bakanını tanıyorsun.
You do know the Minister of Autumn.
Gemime gel Sonbahar rüzgarı Yelkenimi geriyor.
Come in my boat the wind of Autumn keeps the sails stiff.
Ergenlerin seveceği sonbahar pizzası, nasıl yapılır biliyorum artık.
So I know how to make an autumn pizza that your teen will love.
Results: 1428, Time: 0.0353

Top dictionary queries

Turkish - English