Examples of using Sopan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çünkü senin sopan benimle.
Suratımı kara bastırdığın ve beyzbol sopan var diye kendini sert adam mı sanıyorsun?
Senin şu sihirli sopan, böyle kadınlardan oluşmuş bir orduya karşı hiçbir işe yaramaz.
Ambar havaya uçtuğunda dua sopan, ağacın üstünden kafama düştü.
Senin sopan ve senin bastonun, beni rahatlatır.
Ambar havaya uçtuğunda dua sopan, ağacın üstünden kafama düştü.
Benim sopamı değil, Marlanınkini kullan!
İnan bana… sopanın ne olduğunu bilmek istemezsin.
Sen asla sopanı katrana bulaştırmaz ya da bozmazsın.
O sopamı mıncıkladı.
Beyzbol sopamı aldı.
Turnuva alanından, sopamı ve topumu getir.
Beyzbol sopanı çaldı ama kolanın parasını verdi?
Topa sopayla vuran bir adamın İlham veren hiç bir yanı yok.
Bu beyzbol sopasını arabamın bagajında tutuyorum.
Sopanın Nicki kurtardığını mı söylüyorsun?
Kendi beyzbol sopasını alacak ve ondan ne olur kimse bilemez.
Aptal sopanı ve topunu. Hadi bebeğim, boş verelim.
Sopayla her şeyi parçaladın.
Ve benin hokey sopam… onlar benim çoraplarım mı?
