Examples of using Soymak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Seni soymak kolay.
Banka ve tren soymak için.
Portakal soymak onunla ilgilendiğini karidesi soymak ise gerçek aşkı gösterir.
Senin modern dünyan bu demek-- bir tane hippi fıstığı soymak.
Yani şimdi, patates soymak zorunda kalmayacak mıyız?
Banka soymak. Müsaadenle.
Ne yapmam lazım, banka soymak falan?
Ondan sonra da onu soymak istedin.
Ama içinde patates soymak yok.
Banka soymak. Müsaadenle.
Elmaları soymak zorundayım.
Yolmak, soymak.
Reçel için tam bir kova elmayı soymak zorundayım.
Banka soymak.
Yani, daha hızlı koş.- Neyi soymak?
Yani, daha hızlı koş.- Neyi soymak?
Tahmin edeyim, kendi muzumu da kendim soymak zorundayım.
Ermeni mafyasını mı soymak istiyorsun?
Bizi kim soymak istesin ki?
Mezarlığı soymak kötü şans getirmez mi?