Examples of using Soyut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çünkü sadece soyut şeyler çiziyorsun.
Bu isim Batı Afrikada… soyut kavramları sembolize etmekte kullanılıyor.
Bu tür şeyler soyut değildir.
Soyut boyutlar!
Gözlerine benziyorsa soyut olamaz ki bu tablo.
Ancak bu soyut nesneler boşlukta kaybolur.
Bu soyut çünkü beni kaygılandırmıyor.
Soyut ve sihirli bir yer sanki.
Soyut yaratıklardır. Potansiyel enerji sayesinde yaşarlar.
Bu soyut, Leslie.
Soyut bir çalışma.
Sanki bu biraz soyut oldu, anlaşılması biraz zor olabilir.
Onun soyut olması gerekiyordu.
Bu aslında soyut bir teoriyi alıp gerçekleştirmek demek oluyor.
Aşk, soyut ve çirkindir.
Soyut, potansiyel bir varoluşun okyanusu.
Bazen soyut olurlar, yorumlamak lazım.
Soyut düşünmeye yeterliliği olan tek kişi sensin gibi.
Soyut şeylerle uğraştım.
Bir kere bu soyut bir şey ve senin çözmen için fazla derin.