Examples of using Stant in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dergi standının güvenlik kamerası var.
Weylandin standını bulmamız çok uzun sürer böyle.
Kesici silahlar standından bahsetmeye bile gerek yok.
Öğrenci standını kafeteryaya taşıttım.
Biz'' senin'' muz standını yapabilecekken, niye muz standına gidiyorsun?
Stantta mı çalıştın?
Senin CD standının uyuşturucu kaçakçılarının kontrolünde olduğunu biliyorsun,?
Stantta çalışmaktan nefret ederim.
Gazete standına doğru yürü.
Standın ışıkları sabah akşam açık mıydı?
Yolda turta standında durabilir miyiz?
Princeton Üniversitesinin standı nerede acaba?
Ayakkabı standını görüyorum.
Tamam. Mum standında yardım etmesi için birine ihtiyacım var.
Marsha Mitchell, standı alır mısın lütfen?
O stantta daha iki saat işiniz var.
Belçika Waffle standını da dahil edeyim mi,?
Standı aldığımda, Granit bir duvar görürsün. Daniel.
Bağış standımızın tümü hazır, Fred.
Standın ışıkları sabah akşam açık mıydı?