Examples of using Tarife in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onu tutuklarlar. -Hayır. Ama tarife uyar.
Bu tarife, tanıdığım bir çok insan girer dostum.
Verdiğiniz tarife çok uyuyor.
Tarife ihtiyacın yok.
Ciddi olmak gerekirse, tarife ve aşçının yeteneğine göre değişir.
Tarife ihtiyacın yok mu?
Tarife ihtiyacın var mı?
Tarife nedir?
Sadece tarife uydum.
Tarife bak.
Tarife ihtiyacımız yok.
Kim tarife bakıp Fransız tostu yapmayı beceremez ki?
Tarife internet sitemizden ulaşabilirsiniz.
Bize verdiğin tarife 80.000 kişi uyuyor.
Tarife bu!
Bilin bakalım tarife kim uyuyor?
Tarife bir bak.
Tarife tam olarak uymanı söyledi sanıyordum.
Ben tarife uyardım.
Ama tarife uyar, onu tutuklarlar.
