Examples of using Tarla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burada hiç tarla yokken, Greenes ve Brownes.
Tarla sahipleri savaş öncesinin Güneyinde bunu yerlerdi.
Fabrika. Hiç Zaleme giden oldu mu? Tarla.
Çocuklarınızın oynadığı tarla ve dereleri düşünmenizi isterim.
Hiç Zaleme giden oldu mu? Fabrika. Tarla.
O yüzden, dönüp tarla satın aldım.
Biz asla tarla sürmedik veya süt sağmadık.
Hiç Zaleme giden oldu mu? Fabrika. Tarla.
Tarla yandı, 43 de gözaltı.- Yirmi yedi.
Fabrika. Hiç Zaleme giden oldu mu? Tarla.
Yirmi yedi. 27 tarla yandı, 43 de gözaltı.
Hiç Zaleme giden oldu mu? Tarla. Fabrika.
Tarla büyük olabilir
Hiç Zaleme giden oldu mu? Tarla. Fabrika.
Burası Londra. Hiçbir tarla yok.
Bu dostum insanlık tarihinin en tehlikeli tarla makinası.
Burası Londra. Hiçbir tarla yok.
Babamla, uzun yürüyüşlere çıkardık… bu tarla boyunca.
Geri kalanı tarla oldu.
Her işi yaparız, tarla da marla da.