TEMELINDE in English translation

on the basis
dayanarak
temelinde
bazında
dayanılarak
olarak
esas alınarak
dayalı olarak
esasına dayanmasını
bir zeminle
based
taban
temel
merkez
baz
aşama
esas
üssü
tabanı
üsten
kitlesi
basically
aslında
esasen
kısacası
yani
resmen
genel olarak
özet olarak
kabaca
aslen
temelde
are fundamental
basic
temel
basit
fundamentally
esasen
aslında
tamamen
temelde
özünde
esasında
kökünden
sürmekten
asıl olarak
essentially
aslında
esasen
yani
aslen
özellikle
temelde
özünde
esasında
sonuçta
olarak çökeceğine
the foundation of
temeli
in principle
prensipte
temelde
ilke olarak
ilkesi
essence
öz
esansı
önemli
ruhunu
temeli
özden
esası

Examples of using Temelinde in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ayin temelinde… sessiz meditasyondu.
The service is basically silent meditation.
Temelinde kimyasal patlatıcı.
Basically, chemical detonator embedded.
Bütün garajda olanlar temelinde aşırı stres etkisiymiş.
All that stuff in the garage… basically an acute stress reaction.
Yani üzengi kemiğinizin temelinde kemiksi bir büyüme başlamış.
Basically, this means a bony growth has begun to form around the base of the stapes.
Kulenin temelinde iki ayrı katta üç sinyalimiz var.
We have three signals on two separate floors at the base of the tower.
Ve onların temelinde atlıkarınca var diye düşündüm.
And I thought their base was a merry-go-round.
Her evliğin temelinde aşk olmalı.
The foundation of a marriage should only be love.
Ava temelinde senin katkının da bulunduğu gerçek bir yapay zekayı kanıtladı.
Ava demonstrated true AI and you were fundamental to that.
Her iyi iş ilişkisinin temelinde güven yatar.
The foundation of every good business relationship is trust.
Bu inanç, bütün dinlerin temelinde yatar.
That belief is fundamental to every religion.
Fez, bütün iyi ilişkilerin temelinde bir kelime yatar.
Fez, the foundation of every good relationship is three words.
Bu inanç, bütün dinlerin temelinde yatar.
That belief is fundamental to virtually every religion.
Her ihanetin temelinde bu yer alır.
At the heart of each betrayal is this.
Temelinde sevgi olan aşk öpücüğü?
The basis of love lovingly kiss, isn't it?
Temelinde büyük bankalar
Mainly big banks
İlişkimizin temelinde karşılıklı saygı ve hayranlık yatıyordu.
Our relationship was based on mutual respect and admiration.
Sadece bizim aşkımızın temelinde gerçekler var diyorum.
I am just saying our love is based on something real.
Amerikanın temelinde bu yatar.
That's what America is built on.
Sizce her olgun ilişkinin temelinde uzlaşma yatmaz mı?
Don't you think the basis of any mature relationship is really compromise?
Yani bu kararların temelinde pek sevgi olmazdı.
So these decisions were not made very much on the basis of love.
Results: 350, Time: 0.0571

Top dictionary queries

Turkish - English