TEYIT in English translation

confirm
teyit
onaylayın
doğrulayın
doğrulamak
doğru
onayla
tasdik
doğrulayabilir mi
confirmation
onay
teyit
kanıt
doğrulama
onaylama
doğrulanmasını
bilgi
kabul
tasdik
doğrulamak için
verify
doğrulamak
teyit
doğrulayın
doğru
onayla
doğrulayabilir mi
tasdik
corroborate
teyit
doğruladı
ifade
kanıtlar
vouch
kefil
garanti
teyit
tanıklık
corroboration
teyit
doğrulatmak
kanıtınız
verification
onay
doğrulamak
teyit
doğrulanması
doğrulama mı
onaylanmasını
unconfirmed
teyit
doğrulanmamış
onaylanmamış
edilmemiş
confirmed
teyit
onaylayın
doğrulayın
doğrulamak
doğru
onayla
tasdik
doğrulayabilir mi
confirming
teyit
onaylayın
doğrulayın
doğrulamak
doğru
onayla
tasdik
doğrulayabilir mi
confirms
teyit
onaylayın
doğrulayın
doğrulamak
doğru
onayla
tasdik
doğrulayabilir mi
verified
doğrulamak
teyit
doğrulayın
doğru
onayla
doğrulayabilir mi
tasdik

Examples of using Teyit in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Douglas teyit edebilir.
Douglas can vouch for that.
Teyit istedin. Tamam mı?
OK? You wanted corroboration.
Teyit isteyecekler.- Sihirli bir çözümü yok.
They're gonna want verification. There's no silver bullet.
Açık konuşayım, bu sahra hastanesi gerçek kimliğini teyit edemiyor.
I will be real blunt This field hospital can't verify your true identity.
Evet. teyit edebiliriz.
Yes. What we can corroborate.
Yangının hemen hemen sönmüş olduğu görüntülerle teyit edildi. Yoldaşlar.
That the fire is nearly extinguished. Comrades, we have visual confirmation.
Otopsi Bay Quintonın zehirlendiğini teyit ederse onu bırakmamız gerekecek.
If the post mortem confirms Mr. Quinton was poisoned, we will have to let him go.
Raporlar teyit edilmedi ama yanında bir adam varmış.
The suspect's with someone-- a man.- Unconfirmed reports suggest.
Bu rakamların doğruluğunu teyit edebilirim.
I can vouch for the accuracy of those figures.
İkili teyit.
Two-step verification.
Teyit, teyit, teyit.
Corroboration, corroboration, corroboration.
Dün gece nerde olduğunu teyit edemezsin, biliyorum.
I know you can't verify where I was last night.
Listedeki isimleri depozito kayıtlarını gösteren sözleşmelerle teyit edebilirsiniz.
Right here with the list of contracts on file. You can corroborate the names with the deposit records.
Bu teyit senin için yeterli mi?
This verified enough for you?
Onlar mı? Raporlar teyit edilmedi ama yanında bir adam varmış?
The suspect's with someone-- a man.- Unconfirmed reports suggest- They?
Benim adım Bay Teyit.
I'm Mr Corroboration.
Yaklaşık bir düzine insan bunu teyit edebilir.
About a dozen people can vouch for me.
Listedeki isimleri depozito kayıtlarını gösteren sözleşmelerle teyit edebilirsiniz.
You can corroborate the names with the deposit records right here with the list of contracts on file.
Başmüfettiş doğruyu söylüyor mu, söylemiyor mu, teyit edemiyoruz.
So we cannot verify whether the Chief Inspector is telling the truth.
Sihirli bir çözümü yok.- Teyit isteyecekler.
They're gonna want verification. There's no silver bullet.
Results: 1158, Time: 0.0387

Top dictionary queries

Turkish - English