Examples of using Teyit in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Douglas teyit edebilir.
Teyit istedin. Tamam mı?
Teyit isteyecekler.- Sihirli bir çözümü yok.
Açık konuşayım, bu sahra hastanesi gerçek kimliğini teyit edemiyor.
Evet. teyit edebiliriz.
Yangının hemen hemen sönmüş olduğu görüntülerle teyit edildi. Yoldaşlar.
Otopsi Bay Quintonın zehirlendiğini teyit ederse onu bırakmamız gerekecek.
Raporlar teyit edilmedi ama yanında bir adam varmış.
Bu rakamların doğruluğunu teyit edebilirim.
İkili teyit.
Teyit, teyit, teyit.
Dün gece nerde olduğunu teyit edemezsin, biliyorum.
Listedeki isimleri depozito kayıtlarını gösteren sözleşmelerle teyit edebilirsiniz.
Bu teyit senin için yeterli mi?
Onlar mı? Raporlar teyit edilmedi ama yanında bir adam varmış?
Benim adım Bay Teyit.
Yaklaşık bir düzine insan bunu teyit edebilir.
Listedeki isimleri depozito kayıtlarını gösteren sözleşmelerle teyit edebilirsiniz.
Başmüfettiş doğruyu söylüyor mu, söylemiyor mu, teyit edemiyoruz.
Sihirli bir çözümü yok.- Teyit isteyecekler.