Examples of using Tuttun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Beni, dünya çapında operasyonlara asbaşkan olmam için tuttun.
Keskin nişancı mı tuttun Gözlüklü?
Her şeyi kendinden yana tuttun.
Bak, Harry, göğsümü tuttun.
İyi… önce beni kollarına tuttun. Ne oldu?
Beni uzun süre uzak tuttun. Ama anlamıyorum.
Beni burada tuttun.
Bu yer için özel bir dekoratör mü tuttun?
sonra elimi tuttun, koştuk!
Robert… Ölmek üzereyken onu kollarında tuttun.
Ama anlamıyorum. Beni uzun süre uzak tuttun.
İçeri girdiğimde pencereleri kapalı tuttun.
Tır nerede?- Temizlikçi falan mı tuttun?
Ne? -Bileğimden tuttun.
Teşekkürler Adam. Başından beri umudu canlı tuttun.
Beni tutmak zorunda değildin! Beni tuttun!
Beni şimdiye kadar tanıştığım herkesten daha sabit tuttun.
Temizlikçi falan mı tuttun?
İşte tam o anda kalplerini tuttun.
Teşekkürler Adam. Başından beri umudu canlı tuttun.