Examples of using Ukala in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mükemmel olduğunu mu sanıyorsun Rome? Ukala.
Kasıntı, ukala ve çok kötü bir oyuncu.
Yoksa o ukala suratına yumruk atarsın.
Pekala, gel bakalım ukala herif. Yüzbaşı Kane seninle konuşmak istiyor.
Tamam, ukala,… bu dizüstüyü kullan.
Der ukala. Değilim!
Pekala ukala, evet diyene kadar sen kalkmıyorsun.
Sen ne ukala bir veletsin?
Mükemmel olduğunu mu sanıyorsun Rome? Ukala.
Domuz ve Ukala diyoruz onlara.
Senin büyük hırsları olan ukala küçük bir dönek olduğunu hep bilirdim.
Ukala herif.
Ukala olduğumu mu düşünüyorsun?
Ukala gülümser.
Bay Diaz,… şu ukala hanımefendiye Cobra Kainin ne olduğunu gösterin!
Şu ukala tavırlar.
Ama karanlıkta yapayalnızken hâlâ ukala olacak mı, göreceğiz.
Mükemmel olduğunu mu sanıyorsun, Rome? Ukala.
Ve ukala bebek bakıcısı yerine çocuklara benim bakmam sorun olmazsa.
Ların bütün ukala hippi grupları bir konserde buluşuyor.