SMUG in Turkish translation

[smʌg]
[smʌg]
kibirli
arrogance
vanity
pride
hubris
conceit
arrogant
proud
smug
upstage
cocky
ukala
wise
smug
kendini beğenmişsin
kibir
arrogance
vanity
pride
hubris
conceit
arrogant
proud
smug
upstage
cocky
kendini beğenmişlik

Examples of using Smug in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is thinking you can turn Abbudin into a democracy overnight. Smug… No.
Kendini beğenmişlik… Abbudine bir gecede demokrasi getirebileceğine inanmak. Hayır.
Last night's smug storm… has left thousands homeless.
Dün akşamki kibir fırtınası binlerce insanı evsiz bıraktı.
Smug is looking through the eyes of Sammy Davis, Jr.
Smug Sammy Davis, Jrın gözlerinden bakıyor.
There he is, the smug despot, drunk with power.
İşte orada, ukala despot iktidar sarhoşluğu içinde.
Joe's smug little face.
Joenun kibirli küçük yüzü.
That isn't smog, it's smug!
O gördüğün kir değil, kibir!
Smug Import/ Export.
Smug İçeriye/ Dışarıya Aktar.
I could never be that smug.
Bu kadar ukala olamam.
Don't be so smug.
O kadar kibirli olma.
I'm not smug about anything.
Hiçbir konuda kibirli değilim.
I'm glad Julius smacked him, because that smug little fucker deserved it.
Julesun onu dövmesine sevindim,… çünkü o küçük ukala piç bunu hak etmişti.
You look smug. Even through that ridiculously small window.
Gülünç derecede küçük pencereden bile kibirli görünüyorsun.
Even through that ridiculously small window, you look smug.
Gülünç derecede küçük pencereden bile kibirli görünüyorsun.
Maybe I'm wrong… but they seem smug and selfish to me.
Belki yanılıyorum ama bana göre çok kibirli ve benciller.
Which is already so incredibly smug.
Normalde de inanılmaz kibirli olmana rağmen.
You don't need a smug"I told you so" from me.
Kendini beğenmişliğe gerek yok. Benden bir'' Sana demiştim'' gelsin.
You should have seen Taylor-- smug, congratulating herself.
Taylor kendini beğenmişini görecektin, kendi kendini tebrik ediyordu.
Maybe I'm becoming a little smug.
Belki biraz kendimi beğenmişe dönerim.
We don't want to sound too smug.
Çok da kendimizi beğenmiş gözükmeyelim.
The bright moon saw everything,… and was so smug.
Ve çok kendini beğenmişti. Parlak ay her şeyi gördü.
Results: 288, Time: 0.0549

Top dictionary queries

English - Turkish