Examples of using Ulvi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bay Murray kitabın son bölümünde Bay Norrellin en ulvi ve prestijli Krala olan vazifesinden bahsedebilmem için birkaç gün daha vakit verdi.
Kusura bakmayın Bayan Bullworth lâkin yaşamış en ulvi büyücüler bile aynı kişiyi üç farklı şekilde öldüremezdi.
Böylece salı günü, küçük Yonville kasabamız bu muazzam cerrahi operasyonla bir basamak daha atlayıp hayırseverlikte ulvi bir rol oynamıştır.
bu otelin ulvi baş şefi pop-rock yıldızı Jagged Stone ve müthiş timsahı Fang genç nesli temsil eden kızı Chloé.
Ulvi Yurtsever ve Mike Morris ile birlikte sadece enerji durumuna uymayan kuantum hallerindeki kuantum alanlarının aykırı Lorentzian solucandelilerin uzay zaman yapısının içerisinde varolabileceğini ispatlamıştır çok geniş alanlara yayılan renolmalize edilmiş negative enerji.
Ulvi Yurtsever ve Mike Morris ile birlikte sadece enerji durumuna uymayan kuantum hallerindeki kuantum alanlarının aykırı Lorentzian solucandelilerin uzay zaman yapısının içerisinde varolabileceğini ispatlamıştır çok geniş alanlara yayılan renolmalize edilmiş negative enerji.
İnsanların ruhları ölümsüzdür… ama dürüst olanların ruhları hem ölümsüz hem de ulvidir.
Hem ölümsüz hem de ulvidir.
İçinde ulvîleştiren bir şey var.
Dernek, 1931 yılında aktivist Ulviye Mithat liderliğinde Lefkoşada kuruldu.
İnsanların ruhları ölümsüzdür ama dürüst olanların ruhları hem ölümsüz hem de ulvidir.
Eylül 1892de Fatma Ulviye Sultan, 19 Nisan 1894te ise üçüncü kızları Rukiye Sabiha Sultan doğdu.
Dernek, 25 Aralık 1931 tarihinde Ulviye Mithatın Köşklüçiftlikteki evinde yaptığı ilk toplantıda dernek tüzüğünün kabul etmesiyle kuruldu.
Öylesine cömertçe ve ulvi ki.
Çok, çok ulvi birisin!
Ulvi amaçlar için tasarlandığın aşikâr.
Ulvi bir amaç için çalışıyor gibi.
Bu yüzük senin için, ulvi güzelliğin için.
Fakat ulvi şeyleri tartışmak bir suç oldu.
Slav bir cadıdan ulvi nasihatler mi alıyoruz artık?