VALILIK in English translation

governor
vali
başkan
müdürü
the prefect
vali
başkan
prefecti
mükemmel
gubernatorial
valilik
mayor
başkan
vali
muhtar
baskan
reis
belediye
sayın belediye başkanı
viceroy
vali
genel vali
halife
naib
governors
vali
başkan
müdürü
governorships
vali
prefectural
prefektörlük
bölge
valilik

Examples of using Valilik in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yıl sonra valilik seçimleri var. Planlar değişebilir.
Governor's race is in two years, and plans can change.
Valilik ne tarafta biliyor musunuz?
Do you know where the governor is?
Valilik görevi bendeydi!
Surtius was Governor of Syria!
Valilik için yarıştım.
I have run for governor.
Langdon gelecek yılki valilik yarışına katılıyor muymuş?
Has Langdon filed papers to run for next year's Governor's race?
Valilik makamıyla arandaki buzlar kesinlikle erimeler başlamış.
There certainly has been a thaw in your icy relationship with the governor's office.
Neden Başkan Browna Valilik seçimlerinde oy vereyim?
Why should I vote for Mayor Brown to be governor?
Valilik dönemimden beri hayır.
Not since I was governor.
Valilik evinde mi kalıyorsunuz?
You will be in the governor's house?
Juneauden, valilik ofisine, Antitoxinleri trene yükledik.
From Juneau, Office of the Governor, we are shipping antitoxin by rail.
Getireceği Latin oylarıyla valilik konağı şimdiden senindir.
With her bringing in the latino vote, the Governor's mansion's as good as yours.
Peterin valilik ofisindeyim, çok etkileyici.
I'm at Peter's governor's offices, and they're very impressive.
Valilik yarışından çekil.
Drop out of the governor's race.
Valilik yarışını bırak, ve onu bitir.
Drop out of the governor's race and take him on.
Eğer şanslıysan, valilik yarışında yer almana izin verir.
If you're lucky, he may just let you still run for governor.
Valilik: 39 kişi yaralı.
Governorate: 39 people wounded.
Seni Valilik Konağına koyduğumda böyle mi dedim?
Is that what I told you when I put you in the Governor's Mansion?
Peterin valilik konferansı var.
Peter has the governor's conference.
Henry valilik makamında çalışıyor.
Henry works in the governor's office.
Valilik için adaylığımı koydum.
I'm running for governador.
Results: 365, Time: 0.0436

Top dictionary queries

Turkish - English