Examples of using Valiz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Valiz konteynerinin kapısı basınç yüzünden sıkışmış!
SERViS ARABASI VE VALiZ LAZIM. SEN… VALiZLER. .
Rory, daha önce de söyledim. Valiz taşıma.
Söylemedi, Mösyö. Ben de sormadım ama bir valiz taşıyordu.
Benim evimde de… bir valiz olduğunu söyleyecektim.
Bu valiz tozlu, güneş rengini açmış bu bölgenin dışında bir yerde.
İki valiz dolusu para getirecekler.
Valiz? Yok.
Dallas, valiz yok.
Yanında çok valiz aldı.
Balığa benzeyen bir valiz taşıyor.
Vay be. Bir hafta sonu için amma çok valiz.
İşte deri valiz.
Valiz nerede?
İki valiz, ikisi de gri.
Kaç valiz aldın?
Son valiz bu mu, Bay Hunter?
Vay be. Bir hafta sonu için amma çok valiz.
Bu valiz kiminse bizim valiz de onda.
İki valiz, ikisi de gri.