VARIS in English translation

heir
varis
veliaht
mirasçısı
bir varis
inherit
miras
varis
mirası
kalıt
varis olsun
varis
heiress
mirasçısı
varisi
mirasyedi
bir varis
kadın varisi
successor
halef
ardılı
varisi
yerine
vekilharcı
varus
varis
beneficiary
lehtar
mirasçı
hak sahibi
varisini
lehdar
yararlanıcı
inherited
miras
varis
mirası
kalıt
varis olsun
heirs
varis
veliaht
mirasçısı
bir varis
varicose
varisli

Examples of using Varis in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yuan, varis meselesini kullanarak taleplerini artıracak.
Yuan will make even more demands using the heir issue as an excuse.
Varis. Sizi beklemiyorduk… Haber vermediğim için hata bende.
We were not expecting… Varus. Oh, the fault is mine, for failing to announce.
Lütfen. Varis, sakinleşmesi için hücreye götür!
Varis. Take him to a cell to calm down. Please!
Bu damarların dördünde de yetmezlik ve varis gelişebilir.
Deficiency and varicose grow in all of these four vessels.
Arkalarından Kitaba varis kılınanlar da ondan şüphe ve endişe içindedirler.
But those who inherited the Book after them are in disquieting doubt about it.
Aktris, varis, ve müstakbel Broadway efsanesi.
Actress, heiress, soon to be Broadway legend.
Ve Tapuyu esas varis Balem Abrasaxa iade ediyorum.
And hereby return the Title to its original heir, Balem Abrasax.
Sayın vekil, kral varis seçemiyorsa Drago seçmeli değil mi?
Councilor, shouldn't Drago choose a successor if the King cannot?
Bu varis üretmek için kurulmuş bir sistemdir… Nasılsa öyledir.
It was a system designed to produce heirs… is what it was.
Lütfen. Varis. Sakinleşmesi için onu hücreye kapatın!
Varis. Take him to a cell to calm down. Please!
Arkalarından Kitaba varis kılınanlar da ondan şüphe
Those who inherited the Book, from their quarrelsome predecessors,
Yakında bir varis seçmem gerekecek.
I will have to choose a successor soon enough.
Yaşayan tek olan melez varis Zeus, Hades veya Poseidon.
You are the only living half-blood heir of Zeus, Hades or Poseidon.
Star Adasındaki Summer Davenport isimli varis, bugün evinde öldürüldü.
Summer Davenport, Star Island heiress, was brutally murdered in her home this morning.
Döndüğünü ya da iki varis olabileceğini biliyorlar mı?
Do they know she's back or that there might be two heirs?
Varis!- Tabur ileri!
Varis. Legion, forward!
Ama dürüst olmak gerekirse onca paraya ben varis olsaydım… karakter sahibi olur muydum meçhul.
Though to be honest, if I would inherited all that money.
Bir varis seçmenizi engelleyecek her şeyi yapacaklardır biliyorsunuz.
You know they would do anything to stop you from choosing an heir.
Bu gece olay çıkar mı Bayan Kenyalı Varis?
And will there be any trouble tonight, Ms. Kenyan Heiress?
Buraya gel, seni sahte varis!
Come here, you phoney successor!
Results: 514, Time: 0.0339

Top dictionary queries

Turkish - English