Examples of using Vasat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu… Bu… vasat bir şey… değil mi?
Vasat. Özellikle alt filo.
Gidişatımız için vasat gibi görünüyor, Sherry.
Vasat Jane adına bayılıyor.
Vasat şartlarda ticaret kolay değil.
Bu kadar insanın vasat olmayı kabullenmesi benim suçum değil.
Vasat sanatçı ödünç alır.
Vasat gülümseme, dişler görünmüyor.
Vasat olma.
Vasat öğrenci olduğunu mu kanıtlamalısın?
Vasat bir Çin restoranının altındaki gizli bir laboratuvarda çalışıyorum.
Ama vasat olmayacak.
Ben vasat derim.
Vasat mı diyorsun?
Vasat olmak yeterli değil.
Margaritaları vasat ama çok etkili olan bir yer biliyorum da.
Ramavarshi vasat olamaz. Şüphesiz.
Ramavarshi vasat olamaz. Tabii ki.
Yemek programı vasat ve slogan bulma denemeleri garip olabilir.
Vasat kimmiş şimdi Profesör?