Examples of using Ver in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bana söz ver, Nassauya döndüğümüzde bu konuyu halledeceğiz.
Şimdi paketi ver. Takma isim.
Başının derde girmesini istemiyorsan sözlerime kulak ver.
Elimdeki en iyi açı bu, efendim. Bir yakın çekim ver.
Bunu için bana söz ver, tamam mı?
İşi bitirdiğinizde Karargaha rapor ver.
Seni selamlıyorum. Şimdi Rita, ver onu bana.
Bir yakın çekim ver.
Bu kez söz ver bana döndüğümde burada olacaksın.
o yüzden videoyu ver.
Hırsız! Onu geri ver!
Çalışmıyor dedim.- Telefonu ver, Drake.
Bana haber ver, Sana birşeyler ikram edeyim.
Sorgulama işini üstlen ve buraya yeniden gelip rapor ver.
Jack, peki… Kardeş Jacke ver.- Teşekkürler, baba.
Burada olmamalı! Bebeği geri ver Finch.
Bana yavaş yavaş vereceğine söz ver, tamam mı?
In arkadaşı… Alan Austin'' Şu soruya cevap ver.
Şehir Belediyesi toplantısı dündü ama… Tridenti ver, aquaman!
Burada olmamalı! Bebeği geri ver Finch!