Examples of using Verandada in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ne zaman resme elimi sürsem onun verandada dikildiğini görebiliyorum.
Evet, verandada birini gördüğümü sandım.
Bhupi!- Verandada, efendim!
Evet, verandada birini gördüğümü sanıyordum. İyi misin?
Bhupi!- Verandada, efendim.
Evet, verandada birini gördüğümü sanıyordum. İyi misin?
Burada mı? Küçük bir yürüyüşe çıkıp beni verandada öpebilirsin.
Verandada büyük bir hamak vardı.
Gelin gelin,. Verandada bir ziyafet hazırlattım.
Evet, iki kişilik bir masa, verandada.
Beş dakika sonra verandada ol.
Francesco nerede?- Dışarıda verandada, Marcelo ile birlikte.
Goddard, verandada değil!
Verandada bir ayak sesinden korkarak.
Dün verandada kedisine Fransız öpücüğü veren bir adam gördüm.
Verandada seninle bir saniye konuşabilir miyiz?
Verandada sana bir parça annemin şeftalili turtasından getirmiştim.
Verandada ekmekağacı ağcının altında.
Verandada manzara nasıl?
Verandada oturup mısır yiyeceğimizi ve sincaplara fıstık atacağımızı düşünmüştüm.