Examples of using Vergi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bunu yapmazsak bu iş ödenen vergi ve zaman kaybı olur!
Bazı büyük toprak sahiplerinden vergi almaya başladık. Tamam.
Ekstra vergi.
Vergi kayıtları?
Yeni arazilerin geliştirilmesi değerlendiriliyor. Yıllık vergi oranları da öyle.
Zaman, para ve vergi kaybı.
İmza atan her bir distribütör bize vergi kimlik numarasını bildirir.
Büyük toprak sahiplerinden… vergi almaya başladık. Pekâlâ.
Ekstra vergi.
Bak sistemin vergi muaf.
Her yıl gönüllü olarak vergi kağıdı için gelirdi.
Ekstra vergi.
Bu kadar büyük meblağlarda bu vergi formlarını doldurmak standart prosedürdür.
Ağır biçimde cezalandırılırsın. Eğer vergi gecikirse.
Büyük toprak sahiplerinden… vergi almaya başladık. Pekâlâ.
Evet, kayıtlı seçmen kütüklerinden, vergi ve trafik dairelerinden.
Ödemesini yasakladı, Konsül. Takipçilerinin Kaysere vergi.
Büyük toprak sahiplerinden… vergi almaya başladık. Pekâlâ.
Evet, kayıtlı seçmen kütüklerinden, vergi ve trafik dairelerinden.
Yani, çok yakında gelire de vergi koyacaklar.