Examples of using Verin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bipolar koteri verin.
Bende ne düşündüğümü söylerim. Dosyayı verin.
O yüzden lütfen, kendim çözmem için bana zaman verin.
İnceleyip 30 dakika içersinde rapor verin.
Lanet kızları geri verin.
Yol açın, onlara yer verin.
Bana biraz daha zaman verin, efendim.
Yuzuyu geri verin!
Ne istiyorsun? -Lanet kızları geri verin.
Ah! mektuplarınızı bana verin. Pekala çocuklar!
Bana biraz daha zaman verin, efendim.
Lütfen getirdiğim eşyaları verin.
Biraz ateş verin.
Pekala çocuklar, mektuplarınızı bana verin. Ah!
Briananın benim için ne demek olduğunu göstermeme izin verin.
Cesedi getirmeyi unutmayın. -Bir saat verin.
Lütfen bana bu işi verin.
Puppet Masterı bulur bulmaz Bakana rapor verin.
Bir tane verin.
Dörde ayrılın ve her adamın eline meşale verin.