VIDAL in English translation

Examples of using Vidal in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Buraya Rachel ve Vidalı getir.
Bring here Rachel and Vidal.
O da şehrin en spekülatif gazetecisi Clara Vidalı aradı.
He called Clara Vidal, the most controversial journalist in the city.
Vidallar gibi insanlar başka odalara alınmaz.
You just don't move people like the Vidals.
Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır.
Screwed at its axis against the side, a swinging lamp slightly oscillates in.
Baba, vidalı dişin gitmiş.
Daddy, youlost your screw-in tooth.
Şu duyduğum vidalı kayak takımları mesela.
The-- Those screw-together skis I heard about.
Ama bu teknoloji de bize vidalı mobil var wernt ne zaman.
But this technology screwed us too when mobile's wern't there.
Dürüst, çalışkan insanlar yardım kim vidalı getting olmamalıdır.
We help honest, hardworking people who shouldn't be getting screwed.
Sıkıca vidalılar.
Screwed on tight.
her şeyi kararsız vidalı olmasaydı.
if he had not screwed everything wavering.
Tetik kablosu biraz daha incedir, vidalıdır.
The trigger wire is slightly thinner, threaded, coarse.
Ölür, biz vidalı konum.
If he dies, we're screwed.
Fransadan Jean-Pierre Vidalın önünde birincilik ipini göğüsledi.
ahead of Austria's Rainer Schoenfelder and France's Jean-Pierre Vidal.
Jesus Villar ve José Angel Vidalın yardımcılığında, menajerlik görevini Rodrigo Rodriguez üstlenmektedir.
with assistance from directeur sportif Álvaro Pino, Jesús Blanco Villar and José Angel Vidal.
O da şehrin en spekülatif gazetecisi Clara Vidalı aradı… Dediklerini kaydedebilir miyim?
He called Clara Vidal, the most controversial journalist in the city… May I record what you're saying?
O da şehrin en dürüst kalem gazetecisi Clara Vidalı aradı… Dediklerini kaydedebilir miyim?
He called Clara Vidal, the most controversial journalist in the city… May I record what you're saying?
Wyatt vidalı var, bunu biliyorum. Ne istediğinizi düşünün.
Wyatt's screwed. Think what you want.
Wyatt vidalı var, bunu biliyorum.
if we don't get back, Wyatt's screwed.
Sen Darhk kızgın O seni vidalı çünkü, Anladım. Bak.
now you're trying to get payback. because he screwed you over.
Arka panel'' askı'' flanşlar var hangi süre onlar uyumlu ve yerinde vidalı çatı paneli flanş asmak izin.
The rear panels have"hanger" flanges which allow them to hang on the roof panel flange while they are aligned and screwed in place.
Results: 246, Time: 0.024

Top dictionary queries

Turkish - English