VIZYON in English translation

vision
vizyon
görüntü
hayal
öngörü
görü
imgelem
görüşü
görme
rüyanı
gözler
visions
vizyon
görüntü
hayal
öngörü
görü
imgelem
görüşü
görme
rüyanı
gözler
visionary
vizyoner
hayalperest
öngörülü
ileri görüşlü
hayali
bir vizyoner
önsezili biri

Examples of using Vizyon in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sen vizyon adamı değilsin.
You are not a man of vision.
Bu da vizyon eksikliğini her şeyden fazla açıklar.
That says more about lack of vision than anything else.
Vizyon adamıyım ben. Selam çocuklar.
I am a man of vision. Hey, guys.
Vizyon adamıyım ben. Selam çocuklar.
Hey, guys. Paul: I am a man of vision.
Vizyon adamıyım ben. Selam çocuklar.
Hey, guys. I am a man of vision.
Vizyon sahibi olmaktan, yapılması gerekeni görüp yapmaktan.
Afraid of having a vision, of seeing what has to done and doing it.
Vizyon yürüyüşünde ne yapılır dersin?
What do you think you do on a vision hike?
Ve bu vizyon, birleşik bir dünyaydı.
And that's a vision… of a world united.
Vizyon, küçük bir korkuyor olmayın.
Don't be afraid of your visions, little one.
Vizyon adamıyım ben.
I am a man of vision.
Vizyon sahibi, azimli birini.
Someone with vision, ambition.
O sadece vizyon sahibi bir adam.
He is merely a man with a vision.
Vizyon hakkında birkaç kelime söylemek istiyorum.
I want to say a few words about vision.
Vizyon ve kendini adamışlıktan bahsedeceksek.
You talk about vision and commitment.
Ama Viktor Karp, vizyon sahibi bir adam.
But Victor Karp, now, that is a man with vision.
Richard Hendricksın aklındaki vizyon da bu.
That's the vision in Richard Hendricks' head.
ikimiz de girişimciyiz, vizyon sahibi insanlarız.
we are both entreprenuers, men of vision.
Bu tek bir şeyi kanıtlar; Siz vizyon sahibi bir adamsınız, Bay Jacoby.
That proves one thing, you're a man of vision, Mr Jacoby.
Şimdi, ı daha net göğsüme çekti tek kurşun vizyon gördüm.
Now, I saw the vision more clearly… a single bullet pulled from my chest.
Siz genç baylar ve bayanlar hayatiniza vizyon ve deger katmalisiniz.
You young men and women have to place a value and a vision on your life.
Results: 484, Time: 0.0309

Top dictionary queries

Turkish - English