YARAN in English translation

your wound
yaran
sen yaralısın
senden biraz kan alacağız , yaranı
wound
rüzgâr
rüzgarla
yel
scar
iz
yara izi
yarayı
yara
yaran
façalı
bir yara
is your injury
your hole
yaran
o koca deliği
you healing
i̇yileşmene
iyleştirirken
your cut
payını
senin payın
alnındaki kesik
yaran
healin
i̇yileştirici
yaran

Examples of using Yaran in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yaran nasıl? Acıyor.
How's your injury? it hurts.
Yaran. Önemli bir şey değil, lordum.
It's nothing, my lord. Your wound.
Yaran iyileşti mi? İyi şanslar?
Good luck. Your hole is better now?
Oh, hayatım, yaran açılmış.
Oh, honey, your cut opened up.
O yaran hep var mıydı?
Did you always have that scar?
Yaran nasıl?
How's your hurt?
Yaran nasıl oldu?
How you healin?
Yaran nasıl?
How's that wound?
Asla. Yaran, birahane kavgasında oldu.
Never. Your wound is from an alehouse brawl.
Yaran ne durumda? Moritz?
Moritz? How's your injury?
Onu kanıtlamak için bir aşk yaran var.
You have got your love scar to prove it.
Yaran nasıI?
How's your hurt?
Ne var?- Yaran,… neredeyse tamamen kapanmış.
What? It's almost completely closed.- The wound.
Yaran, birahane kavgasında oldu. Asla.
Never. Your wound is from an alehouse brawl.
Kurşun yaran var. Biliyorum.
You have a bullet wound. I know.
Yaran, birahane kavgasında oldu. Asla.
Your wound is from an alehouse brawl. Never.
Bir kurşun yaran var. Biliyorum.
I know. You have a bullet wound.
Yaran oldukça derin.
Your wound is pretty deep.
Bir kurşun yaran var. Biliyorum.
You have a bullet wound. I know.
Yaran pek iyi görünmüyor.
Your wound is not looking so good.
Results: 224, Time: 0.0392

Top dictionary queries

Turkish - English