Examples of using Yuttum in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ölmüş birinin dişini yuttum!- Amanın.
Ölmüş birinin dişini yuttum!- Amanın!
Bunu yuttum. Pekala, kandırdın beni.
Yuttum benim bir çok parçam.
Ve ben bunu yuttum. Kendi odasını dağıttı.
Ben yuttum. Onun yaşındayken beni rahatsız eden bir şey varsa, Oh.
Ben yuttum. Onun yaşındayken beni rahatsız eden bir şey varsa, Oh.
Tüm aspirinleri yuttum, Darvona ne dersin?
O bizim hedefe dün bir çekim vardı ve o yuttum.
Yaşımdayken annemin eşyaları arasında bi kurşun bulup yuttum.
Bu sabah en sevdiğim düdüğümü yuttum.
Harika bir plandı ve ben de yuttum.
Onu var olurdu, ama ben yuttum.
Tüm şişeyi yuttum.
Sakinliğin Küçük Kitabını yuttum.
Bugün Cosmopolitan magazin dergisini kelimenin tam anlamıyla yalayıp yuttum.
Bir futbol topu yuttum ve çıkartamıyorum.
Sanırım biraz duman yuttum.
Kendi odasını dağıttı ve ben bunu yuttum.
Kız arkadaşımın dilini kopardım ısırarak, sonra da yuttum.
