CLOUDLESS - Turkce'ya çeviri

['klaʊdləs]
['klaʊdləs]
bulutsuzdu
cloud

Cloudless Ingilizce kullanımına örnekler ve bunların Turkce çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sapphire blue ocean, cloudless sky.
Yakut mavisi okyanus, bulutsuz gökyüzü.
Cloudless and full of stars.
Bulutsuz ve yıldızlarla kaplı.
When cloudless skies thunder, stand fast.
Bulutsuz gökyüzü gürlediğinde asla geri çekilmeyin.
Of cloudless climes And starry skies.
Bulutsuz iklimlerin ve yıldızlı gökyüzünün geceleri gibi.
Of cloudless climes And starry skies.
Bulutsuz ülkelerin ve yıldızsız göklerin.
The moon rising in cloudless skies.
Bulutsuz gökyüzünde yükselen ay.
Or down affection's cloudless sky.
Ya da batmaz Bulutsuz gökyüzünün şefkatinde.
Of cloudless climes And starry skies.
Bulutsuz ülkelerde yıldızlı göklerde.
When cloudless skies thunder, stand fast!
Bulutsuz gökyüzü gürlediğinde asla geri çekilme!
The autumn sky is high and cloudless.
Sonbaharda gökyüzü geniş ve bulutsuz.
The air was soft, the sky cloudless.
Hava ılıktı, gökyüzü bulutsuz.
It needs cloudless sky to be really accurate.
İsabetli olabilmesi için bulutsuz bir gökyüzüne ihtiyacı var.
Cloudless." Could simply mean the sun.
Bulutsuz'', muhtemelen güneşli anlamına geliyordur.
When the cloudless skies thunders, stand fast!
Bulutsuz gökyüzü gürlediğinde asla geri çekilmeyin!
Under cloudless skies the water creeps quietly inland filling hundreds of dry waterways.
Bulutsuz gökyüzü altında, su yüzlerce kurumuş su kanallarını doldurarak.
And nearly cloudless… Tuesday, September 11th, 2001, dawned temp-- temper-- temperate.
Eylül 2001, Salı, bulutsuz. ılıman bir şafak vakti.
Of cloudless climes and starry skies. She walks in beauty, like the night.
Gecesi gibi zerafetle salınır. Tıpkı bulutsuz mevsimler ve yıldızlı göklerin.
Tuesday, September 11th, 2001, and nearly cloudless… dawned temp… temper… temperate.
Eylül 2001, Salı, bulutsuz. ılıman bir şafak vakti.
Dawned temp… temper… temperate, and nearly cloudless… Tuesday, September 11th, 2001.
Eylül 2001, Salı, bulutsuz. ılıman bir şafak vakti.
Under cloudless Kalahari skies, fresh, sweet water at last begins to bathe the parched plains.
Kavrulmuş ovalar nihâyet Kalaharinin bulutsuz semâlarının altında suya kavuşuyor.
Sonuçlar: 74, Zaman: 0.0323

En çok sorulan sözlük sorguları

Ingilizce - Turkce